IEI dekarbonizasyonu yalnızca bir emisyon azaltım hedefi olarak değil; enerji sistemleri, malzeme döngüleri ve sanayi dönüşümünün kesişiminde konumlanan yapısal bir dönüşüm problemi olarak ele almaktadır. Yüksek üretim hacmi ve karbon-yoğun prosesleriyle küresel emisyonların önemli bir bölümünü üreten demir-çelik, kimya, seramik, çimento gibi ağır sanayi sektörleri bu dönüşümün hem en zorlu hem de en yüksek etkili alanlarını oluşturmaktadır. Alternatif hammadde entegrasyonu, karbon tutma-mineralizasyon teknolojilerinin endüstriyel ölçeğe taşınması, proses emisyonlarının ve enerji tüketiminin sistematik olarak azaltılması bu sektörlerin tamamında uygulanabilir ortak bir metodolojik çerçeve sunmaktadır.
Bu çerçevenin somutlaştığı ilk ve en kritik uygulama alanı çimento sektörüdür. Küresel CO₂ emisyonlarının yaklaşık %8’inden sorumlu olan bu sektör; proses kaynaklı emisyonların yapısal ağırlığı, hammadde çeşitliliğine olan yüksek açıklığı ve atık akışlarıyla kurduğu doğal simbiyoz nedeniyle dekarbonizasyon araştırmaları için eşsiz bir laboratuvar niteliği taşımaktadır. Düşük klinker içeren bağlayıcı sistemlerin geliştirilmesi, sanayi yan ürünlerinin ve alternatif hammaddelerin sisteme entegrasyonu ile karbonun mineral fazlarda kalıcı olarak depolanması üzerine yürütülen çalışmalar, hem Türkiye’nin sanayi dönüşüm kapasitesini uluslararası iklim hedefleriyle ilişkilendirmekte hem de geliştirilen metodolojinin ağır sanayinin geri kalanına transferi için ölçeklenebilir bir bilgi tabanı oluşturmaktadır.
Araştırmalarımızın ikinci ekseni, açığa çıkan karbonun mineral karbonatlar biçiminde kalıcı olarak depolanması üzerine kuruludur. Karbonasyonla hızlandırılmış sertleşme, CO₂ kürleme ve atık betonun bileşenlerinin karbon yutağı olarak kullanılması; hem karbon-negatif malzeme üretiminin hem de endüstriyel simbiyozun somut uygulama zemini oluşturmaktadır. Bu çalışmalarsa Özyeğin Üniversitesi laboratuvarlarında kurulan özgün bir sistem ile İstanbul’da yıkım sahalarından toplanan beton atıklarında elde edilen geri dönüştürülmüş kum agregasının (GDA) ve beton pastasının (GDBP) karbon yutağı olarak kullanılmaktadır. Çalışmalarımızda değişkenliğinden kaynaklanan zorlukları ortadan kaldırmak için hammaddelerin kimyasal ve fiziksel özelliklerini ve malzeme tasarımını, mikroyapısal değişikliklerle ve performansla ilişkilendirmek üzere istatistiksel modellerin oluşturularak düşük karbon ayak izine sahip, yüksek performanslı beton tasarımı elde edilmesi hedeflenmektedir.
© 2026 Özyeğin Üniversitesi